ANASAYFA / UZMANLIK ALANLARI / AVRUPA BİRLİĞİ YATIRIM İLİŞKİLERİ VE YÖNETİMİ DANIŞMANLIĞI
AVRUPA BİRLİĞİ YATIRIM İLİŞKİLERİ VE YÖNETİMİ DANIŞMANLIĞI

AB sanayi politikası rekabetçiliği artırmakta, yapısal değişimi hızlandırmakta ve işletmeler için küçük ve orta ölçekli işletmeleri teşvik eden elverişli ortamı desteklemektedir.

Türkiye, işletme ve sanayi politikası alanında oldukça hazırlıklıdır. Yeni sanayi stratejisi, KOBİ stratejisi, girişimcilik stratejisi ve birçok sektör stratejisinin kabul edilmesiyle geçen yıl politika oluşturma konusunda ilerlemeler kaydedilmiştir. Ancak, AB sanayi politikası ilkeleriyle uyumlu olmayan kısıtlayıcı araçlar mevcuttur. Gelecek yıl, Türkiye'nin özellikle:

Avrupa Küçük İşletmeler Yasası sürecinin sonuçlarını ve kısa bir süre önce kabul edilen stratejiler ile eylem planlarının gözden geçirilmesini takiben politika uyumunu artırması gerekmektedir.

İşletme ve sanayi politikası ilkeleri ile ilgili olarak, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı güncellenmiş olan 2015-2018 Sanayi Stratejisini kabul etmiştir. Ayrıca, söz konusu döneme ilişkin küçük ve orta ölçekli işletme stratejisi ve eylem planı da yenilenmiştir. Bunun yanı sıra, girişimcilik, kamu-sanayi-üniversite işbirliği ve verimlilik konularında yatay stratejiler yayımlanmıştır.

İşletme ve sanayi politikası araçları ile ilgili olarak, yeni bir “sanayi işbirliği programında” yenilik, teknoloji transferi ve yerlileştirmeyi içeren ve 7,5 milyon avroyu aşan kamu alımlarında bir offset imkânı sunulmaktadır. Bu durum, yabancı teklif sahiplerinin ortak üretim ve yatırımda Türk Şirketleri ile işbirliği kurmasını ve/veya Türk Şirketlerinin kendi tedarik zincirlerine entegrasyonunu zorunlu kılmaktadır. Söz konusu kısıtlayıcı araçlar AB sanayi politikası ilkeleriyle uyumlu değildir. Türkiye, sanayi ve teknoloji geliştirme bölgelerine geniş çapta destek vermeyi sürdürmektedir.

Türkiye'de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve bağlı kuruluşları TÜBİTAK (Ar-Ge ve teknoloji) ile KOSGEB (KOBİ gelişimi) ve Ekonomi, Kalkınma ve Maliye Bakanlıkları tarafından yürütülen birçok kamu destek programı bulunmaktadır. Ancak, söz konusu programlar kapsamlı bir çerçevede yer almamaktadır. KOBİ'ler mevcut iş kredilerinin %39'unu kullanmaktadır ve bu oran hâlâ ekonomideki paylarının altındadır. Girişim sermayesine olan bağımlılık düşük düzeyde olsa da artış göstermektedir. Türkiye COSME programına katılım sağlamaktadır ve yeni Avrupa İşletmeler Ağını kurmuştur. Hâlihazırda Küçük İşletmeler Yasası'nı (KİY) değerlendirme çalışmasında yer almaktadır. İlk sonuçlar, Türkiye'nin bir dizi alanda iyi bir performans sergilediğini teyit etmektedir. Endüstriyel tasarım, fikri mülkiyet hakları, coğrafi işaretler, biyoteknoloji, tekstil, hazır giyim ve deri ürünler, tıbbi ilaçlar, bilgi toplumu ve geri dönüşüme ilişkin stratejiler kabul edilmiştir ve uygulamaya konulduğunda sanayide bir ivme yaratması beklenmektedir.


Yatırımcı İlişkileri Yönetimi Danışmanlığı kapsamında,

Yatırımcı İlişkileri işletmenin iletişiminin bir parçasıdır. Yatırımcı İlişkilerinin temel faaliyet alanı, işletmenin mevcut ve potansiyel piyasa değerini yatırımcılara iletmektir. Yatırımcı İlişkileri, yatırımcılar topluluğunun işletmeye, rakiplere ve sektöre ilişkin algılarının işletmenin üst yönetimine iletilmesinden de sorumludur.

Yatırımcıyı ikna etmek, gerçeklerin net ve şeffaf olarak akıllıca iletilmesi ile mümkün olabilir. Yatırımcıları işletmenin başarısı ve potansiyeline ilişkin ikna edebilmek için işletmenin kârlılığı ve finansal açıdan sağlamlığına ilişkin bilgi sunmak, yönetimden ve işletmenin planlarından haberdar etmek gerekir. Yatırımcıların gözünde bir işletmenin, yatırım yapılabilecek diğer işletmelerden farklılaşmasını sağlamak için işletme ve yatırımcılar arasında zamanında ve doğru bilgi akışını sağlayacak ortamın oluşturulması gerekmektedir.

İşletmenin mevcut ve/veya potansiyel yatırımcıları yerli veya yabancı olacağı gibi kurumsal veya bireysel de olabilir. Yatırımcılar, yatırım tarzları, yatırım süreçleri ve risk iştahları gibi yönlerden farklı yapılara ve gereksinimlere sahip olduklarından işletmelerin yatırımcılarını tanımaları son derece önemlidir. M.A.K Management, Başarılı Yatırımcı İlişkileri Yönetimini aşağıdaki fonksiyonların birbirleriyle ilişki ve işbirliğinden doğan sinerjisinden güç alarak çalışır.

Kurumsal yatırımcılar (yerli veya yabancı)

Bireysel yatırımcılar (yerli veya yabancı)

Düzenleyici finansal kurumlar

Aracı kurumlar (analistler, müşteri temsilcileri)

Bankalar ve diğer kreditörler

Portföy yönetim şirketleri

Yönetim Kurulu

Şirket çalışanları

Derecelendirme şirketleri

Finansal Medya

İşletmenin diğer mevcut ve potansiyel paydaşları

Başarılı Yatırımcı İlişkileri Yönetimi ile, neredeyse yatırımcıların beynini okur; analist veya Portföy Yöneticisi gibi düşünerek işletmenin değerini arttırmaya yönelik çalışılır. Muhasebe kurallarına ve yasal çerçeveye uygun şekilde yürütülen başarılı bir Yatırımcı İlişkileri Programının yatırımcıların riskini azaltması ve sonuçlarının hisse senedi fiyatına veya şirket değerine yansımasına yönelik stratejiler geliştirilir.

İletişim stratejilerini firma faaliyet nevine göre belirlenir,

Ortaklık pay sahiplerinin ortaklık ile ilgili yazılı bilgi taleplerini ve kamuoyunu standartlar doğrultusunda bilgilendirilir,

Türkiye ve Uluslararası sermaye piyasalarını yakından takip edilir, yönetime düzenli raporlama yapılır,

Kurumsal yönetim ve kamuyu aydınlatma ile ilgili her türlü husus da dahil olmak üzere sermaye piyasası mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi gözetilir ve izlenir,

Yatırım fonları, hisse senedi, tahvil, bono, vb Alım-satım işlemlerinin mevzuata, yasalara ve şirket standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmesine dair sorumluluk alınır,

Yönetim ve yatırımcı raporlamalarını istenilen formatta veya dünya standartlarında hazırlanır.